‘Yazılar’ Kategorisi için Arşiv
İyi Bir Tasarım İçin İlk Adım…
Mehmet Doğan‘nın blog’unu gezerken karşılaştığım “Kime Göre Neye Göre” başlıklı yazı ilgimi çekti, yazıda Kanada’da bulunan Carleton Üniversitesi’nin araştırma sonuçlarına göre web sitelerini gezen kişilerin bir web sitesine ilk defa girdiğin de o site ile ilgili kararını 50 milisaniye de verdiği yazıyor. Ve yine aynı yazıda Mehmet Doğan, eğer görsel intiba bukadar önemliyse amazon, google, e-bay gibi web sitelerinin 50 milisaniye testini nasıl geçtiği konusunda sorusunu eklemiş…
Bu yazıyı yazmaktaki amacım araştırma sonuçlarına ve Mehmet Doğanın iletmiş olduğu örneklere ve tecrübelerime dayanarak yeni bir bakış açısı eklemek.
Doğal olan güzeldir…
Bir su damlasını düşünün yer çekiminin yarattığı etki ile süzülüyor ve biz tam o anda zamanı durdurup su damlasının yolculuğunda çeşitli etkiler ile aldığı şekli hayranlıkla izliyoruz. Aynı şekilde bir kar tanesini inceliyoruz donmuş su parçacıklarının havada süzülürken rastgele yaratmış olduğu şekle bakarken hayranlığımızı yine gizleyemiyoruz. Bir jet uçağı yada spor otomobil gördüğümüz de ise verdiğimiz tepki çoğu zaman aynı…
Şahsen, mükemmel tasarımın, doğal şartların gerektirdiği etkilerle sağlanabileceğini düşünüyorum ve bir jet uçağı tasarlanırken tasarımcıların insanları görsel olarak etkilemek için mi, yoksa mükemmel bir uçuş için gerekli olan aerodinamik yapıyı gerçekleştirmek için mi tasarım yaptığını düşünerek yola çıkmayı tercih ediyorum.
Bir web sitesini tasarlarken, tasarımımızın yer alacağı doğal ortamı (Internet Tarayıcıları) ve bu doğal ortamda yer almanın gerektirdiği şartları (web standartları, erişebilirlik vb…) ve etkileri (erişim zamanı, işlemci yükü vb…) iyi bilmeli ve anlamalıyız. Ayrıca sunacağımız içerik bir su damlası gibi berrak ve oval hatlara mı yoksa kar tanesi gibi beyaz ve keskin hatlara mı sahip olmamız gerekiğini belirleyici büyük bir etkendir.
Mükemmel bir görsel tasarım için aylarca düşünüp bir türlü ortak karar alınamayan sinir bozucu toplantılarla vaktimizi boşa geçirmek yerine hedef kitlemize kaliteli içeriği en iyi şekilde nasıl sunacağımızı düşünmek, mükemmel tasarım için gerekli etkileri belki hemen olmasa da zaman içinde, kullanıcı kitlenizden gelen önerilerin dikkate alınması ve değerlendirilmesiyle kendiliğinden oluşturacaktır.
Ben şahsen Mehmet Doğan’ın yazısında yer alan araştırma sonuçlarının gerçeği yansıttığını düşünüyorum fakat beynimiz 50 milisaniyede olumsuz bir karar vermiş olsa bile, doğru ve etkili pazarlama, yakın çevremizden gelen olumlu tepkiler, deneyimlerimiz ve son olarak mantığımız verilen bu olumsuz kararı olumlu hale getirmek için gerekli düzeltmeyi yapacaktır.
Özgür Internet
Çok değil bir süre önce wordpress mahkeme kararı ile engellenmiş ve bu engelleme süreci içerisinde benim de web günlüğüme erişelememişti. Web günlüğüme girildiğinde webgünlüğümle doğrudan alakalı olmayan “Bu siteye erişim mahkeme kararı ile engellenmiştir” yazısını görmek her nekadar hoşuma gitmese de. WordPress’i kapatan kesimi ve kapatma nedenlerini anlamaya çalışmış meydanlara çıkıp yada e-posta gruplarına katılıp protesto etmek yerine kendimce tarafsız çözümler üretmek adına fikirler yürütmüştüm.
Bir çok protestonun altında yatan neden Dünya genelinde Internette illegal içerik yayınlayanların alkışlandığı hakkını arayanların ise protesto edildiği bir Internet kullanıcısı kitlesine sahip olmamız.
Her internet sitesi kapatıldığında sızlandığımız kadar illegal içeriği gördüğümüzde de aynı özenle illegal içeriği protesto edip hatta şikayet etsek hem doğru insan olmak adına görevimizi yapmış olurduk hemde illegal içeriği yayınlayanların bu işten prim elde etmelerini engellerdik. Böylece illegal içerik yayınlayarak para kazanmayı yada isim yapmayı hedefleyenler amaçlarına ulaşamamış olurdu.
Fakat malasef Internet kullanıcılarının bir çoğu Internetin bir kuralsızlık ortamı olduğunu düşünüyor, düşünmekte ısrar ediyor ayrıca “bedava bulmuşum izlerim hem de kapanırsa şikayet ve protesto ederim” gibi kolaycı bir yaklaşımı tercih ediyor.
İllegal içeriği yayanları özgürlük savaşçısı gibi görmenin ve bu illegal içeriğin peşinden koşup hakkını arayanları portesto etmenin Internette özgürlük anlamıyla bağdaştığını hiç düşünmüyorum.
Yazıma son vermeden önce belirtmek isterim ki şu anda ülkemizde uygulanmakta olan bence teknik açıdan hatalı olan kapatma yöntemlerini savunmuyorum fakat ellerinde bulundurdukları tüm imkanlara rağmen, büyük kullanıcı kitlelerine güvenerek illegal içeriği temizlemekte hantal davranıp veya aldıkları yüksek ziyaretlerden dolayı yayından kaldırmakta isteksiz olup yine kendi kullanıcılarını dolaylı olarak cezalandıran mega siteleri de haklı bulduğum söylenemez.
Eğer Interneti illegalden ve kişilik haklarına verilen zararlardan arındırılmış özgür bir platform olarak görmek istiyorsak Internetin sınırsız özgürlük sunmadığını bulunduğumuz her ortam gibi Internetin de kuralları olduğunu kabullenmeliyiz ve haklıyı haksızı ayırt ederken daha titiz ve özenli davranmalıyız.
Kim korkar AJAX’tan
Uzun zamandır wordpress’in mahkeme kararı ile engellenmiş olmasından dolayı web günlüğümden uzak kalmıştım. Nihayet wordpress.com’a uygulanan yasak kaldırıldı ve iyiki de kaldırıldı, weble çok alakalı olmayan eş dosttan “senin siteni yasaklamışlar hayırdır neden?” diye gelen sorulara cevap vermekten sıkılmıştım :)
Madem ki artık web günlüğüm erişilebilir hale geldi bir kod örneği yazmadan da olmaz.
Web günlüğüme gelen arama sonuçlarına baktığımda AJAX ile bilgi almaya gelenlerin hatrı sayılır seviyede olduğunu ve şöle iyidir böyle iyidir diye güzelliklerinden bahsetiğim AJAX ile ilgili elle tutulur bir kod örneği vermediğimi farkettim.
Hazırladığım kod örneği, bir metin dosyasını AJAX ile okumak için gerekli kodları içermekte. Örnek dosyadaki kodları inceleyerek geliştirebilir ve web projelerinizde kullanabilirsiniz.

Web Tasarımı Yapmaya Artık Son Vermelisin
Çünkü;
- 5dkk lık basit bir iş olarak görüyorsun
- Sabırlı değilsin
- Enerjin yok
- Fazla duygusal ve alıngansın
- Yaptığın işe güvenmiyorsun
- Tek amacın para kazanmak
- Harcamadan kazanacağına inanıyorsun
- w3.org, section 508 ve erişebilirlik sana birşey ifade etmiyor
- Günlük işlerinde hala “Internet Explorer 6″ kullanıyorsun
- Bilgisayar başında vakit geçirmekten sıkılıyorsun
- E-ticarete güvenmiyorsun, hiç kullanmadın
Eğer bu maddelerden bir tanesine dahi evet diyebiliyorsan ya web tasarımı yapmaya son vermelisin yada artık işini ciddiye almalısın.
Yanılıyorsam yada unuttuğum birşeyler varsa siz düzeltin lütfen.
FaceBook’un Başarısı
Son günlerde sürekli olarak FaceBook hakkında haberler yazılar okuyoruz, ben de dahil olmak üzere bir çok tanıdığım kişi de FaceBook’a üye. Peki FaceBook neden bukadar sevildi ve tutuldu, arkasında gizli güçler mi var, diye düşünebilirsiniz. FaceBook ile ilgili olarak kısa analizimi yapmadan önce yazacaklarımın tamamen kendi görüşlerim olduğunu hatırlatmak isterim…
Benim şahsi görüşüm FaceBook’un bukadar tutulmasında ve sevilmesinde etken olan anahtar kelimeler “Güven”, “Pazarlama”, “Ortak Çıkarlar” dır.
Evet FaceBook kullanıcılarına güvenme hissi vererek topluluk sitelerinin yaşadığı en büyük sıkıntıyı aşarak, kullanıcılarının doğru hatasız bilgiler girmesini sağlamayı becermiştir. Peki FaceBook’a neden güvendik diye soracak olursanız, bu güven duygusunun altında yatan bir aile ortamının oluşturulması, yani eğer sizin en samimi arkadaşlarınız hatta akrabalarınız bilgilerini doğru şekilde giriyorsa, sizinde saklanmanız için bir neden olmaması gerekir.
Eğer FaceBook’un başarısında en başlara dönecek olursak pazarlamanın da büyük etkisi olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Son zamanlarda gördüğüm kendini en iyi pazarlayan site FaceBook. Dikkat ederseniz yazılı görsel veya interaktif bütün mecralar da FaceBook’tan bahsedililiyor ve marka bilinirliği bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde arttırılıyor. Aynen şuan ki yazımda da olduğu gibi :)
Bir diğer unsur ise “ortak çıkarlar”, FaceBook, web sitesi üzerinde 3. kişilerin uygulama geliştirmesine, bu uygulamalar sayesinde uygulamayı kullanan kişilerin bilgilerine erişilmesine ve hatta uygulama geliştiricilerin bu uygulamalardan gelir elde edebilmelerine olanak tanımıştır. Ve bu ortak çıkarlar FaceBook’un tanıtılmasına katkıda bulunmuş, içerik ve fonksiyonel zenginliğini arttırmıştır.
FaceBook’un elde ettiği başarıdan çıkarmamız gereken sonucun ise bir web sitesi oluştururken nekadar rakibimizin olduğu değil, doğru, kullanışlı ve zengin içeriğe ne kadar sahip olduğumuzun önemine dikkat etmemiz gerektiğidir.
“mobileOK Checker” İle Mobil Web Sayfalarınızı Test Edin
Gün geçtikçe gelişen teknoloji sayesinde mobil cihazlara olan ilgi git gide artmakta. Mobil cihazların yaygınlığının artması ve teknolojinin gelişimi, web dünyasında mobil destekli sitelere olan ihtiyacın da her geçen gün dahada artmasına neden olmakta.
Eğer mobil cihazlara uygun web sitesi tasarlıyorsanız veya mevcut içeriğinizi mobil cihazlara uygun hale getirmek istiyorsanız artık yanınızda güçlü bir test aracınız var.
W3C (Dünya Web Birliği) nin geçtiğimiz günlerde duyurduğu “mobileOK Checker” ile artık daha önceden oluşturmuş olduğunuz veya mevcut olan mobil içeriğinizin mobil web standartlarına uygunluğunu çevrim içi ortamda test edebilirsiniz.
W3C nin basın açıklaması
http://www.w3.org/2007/11/mok-pressrelease
“mobileOK Checker”, Çevrim içi mobil içerik test aracı web sayfası
Türkiye’de web tasarımında en çok yapılan 10 hata.
Önceki yazılarımda Jakob Nielsen’in web tasarımında yapılan 10 hata adlı listesinden bahsetmiştim. Jakob Nielsen’in bu yazısından sonraTürkiye’de genel olarak web tasarımında ne gibi hatalar yapıyoruz diye kendime bir liste oluşturdum. Tamamen kendi görüşlerim olan bu listede yazanlara katılabilirsiniz veya kendi görüşlerinizi iletebilirsiniz, belkide bu sayede Türkiye’de web tasarımı yapan insanlara görüşleriniz ve önerilerinizle yardımcı olmuş olursunuz.
Türkiye’de web tasarımında en çok yapılan 10 hata:
1-) Sitenin görsel şablonunu tablolu tasarım yöntemi ile hazırlamak.
2-) Siteye girişlerde kullanılan animasyonlu ön sayfalarda animasyonu geçmek için seçenek sunmamak veya bu seçeneği akılda tutmamak.
3-) Optimize edilmemiş yüksek boyutlu resimler kullanmak.
4-) PDF, word dosyası gibi bağlantıları internet tarayıcısı içinde açmaya çalışmak.
5-) CSS kodlarını yazarken internet tarayıcıları arasındaki farklara dikkat etmemek
6-) Açılır (rollower) Flash nesneleri siteye giriş yapılan veya kullanıcıdan bilgi alınan alanların üstüne gelecek şekilde kullanmak.
7-) Site içinde kullanılan imajlarda “alt” değerini kullanmamak veya boş bırakmak.
8-) Flash ile yapılmış sitelerde Flash içinde kullanılan yüksek boyutlu resim, ses ve videoları harici dosyalardan okutmamak.
9-) Sayfa başlıklarını tüm sayfalarda aynı kullanmak.
10-) Site içi bağlantıları yeni pencerelerde açmak.
TRT Radyo1 “Net Var Net Yok”
26.07.2007 tarihinde TRT Radyo1(İstanbul: 95,6Mhz) “Net Var Net Yok” programına web tasarımı hakkında söyleşi yapmak üzere konuk olarak davet edildim saat 16:05′te başlayacak olan programda, genel olarak web tasarımına yeni başlayanlara tavsiyeler, web tasarımı yapılırken dikkat edilmesi gereken konular, web tasarım araçları, web tasarımı hakkında bilgi veren siteler ve web sektörünün günümüzde geldiği nokta gibi konulardan bahsedilecek.
Programın web adresi
http://www.trt.net.tr/wwwtrt/progdetay.aspx?tur=RD&proid=2592
İllere göre TRT Radyo Frekansları
Web Sayfaları Ve Başlık (title) Kullanımı
Web sayfanızın pazarlaması ve tanıtımı için arama motorlarında iyi bir sıralamaya sahip olmak oldukça önemlidir. Bir arama motoru sitenizi ziyaret ettiğinde, bulunduğu web sayfasında ilk olarak sayfa başlığına bakar. Ve yine bir arama motorunda arama yaptığınızda, öncelikli sıralama aradığınız kelimeye en uygun başlığa sahip siteler olacaktır.
Peki web sayfalarımızda başlıkları belirlerken nelere dikkat etmeliyiz?
Temel HTML “title” Etiketi Kullanımı
<head>
<title>Sayfa Başlığı</title>
</head>
Yukarıdaki örnek temel HTML “title” etiketi kullanımını göstermektedir. Title etiketi HTML standartlarına göre “head” etiketleri arasında yer almalıdır. Daha detaylı bilgi için http://www.w3.org/TR/REC-html40/struct/global.html#h-7.4.2 adresini ziyaret edebilirsiniz.
Web 2 Uygulama 0

Son zamanlarda Internet ile ilgili konuşmaların, yazıların içinde web 2.0 terimi bol bol kullanılmaya başlandı. Ben de Internet sektöründe uzun yıllardır çalışan biri olarak Web 2.0 konusunda kendi görüşlerimi yazmazsam olmaz dedim ve bu yazıyı yazmaya karar verdim, web 2.0 adına yapılan bazı yanlışları belirtmek içinde bu başlığın dikkat çekeceğini düşündüm.
Web 2.0 Nedir?
Web 2.0, Web sitelerinin kullanıcıları yönettiği bir anlayışın, yapının terkedilip kullanıcıların web sitelerini yönettiği, kullanıcı odaklı, kullanıcıların isteklerine ve sorularına daha fazla cevap verebilen bir yapıya veya anlayışa geçişe verilen isimdir. Fakat malesef bukadar bilinmesine ve konuşulmasının yanında, web 2.0 sitesi yapmayı logo değiştirmek ile mümkün olabileceğini düşünen insanların sayısı oldukça fazla. Web 2.0, web sitenizin logosunu parlak yapmak, renklerini canlı yapmak, biriki güzel resimle süslemek değildir.
Web 2.0, mantığı ile yapılmış siteler kullanıcılarına yapmak istedikleri işlemler için farklı seçenekler sunarlar, kullanıcıların içeriğe daha kolay erişmeleri ve gerektiğinde içeriği yönetebilmeleri için olanaklar tanırlar ve kullanıcıların isteklerine göre yapılanırlar. Bloglar, Google, yahoo, vikipedi gibi siteler web 2.0 mantığını en iyi yansıtan sitelerdendir. Web 2.0 mantığı ile oluşturulmuş siteler kullanıcıların katkılarıyla, onların istekleri doğrultusunda şekillenir ve gelişirler.
Web 2.0 bir teknolojinin adı değildir, fakat web 2.0 mantığı kullanıcı odaklı, kullanıcının içeriğe erişimini hızlandıracak ve kolaylık sağlayacak bütün yeni teknolojileri kabul eder.
Web 2.0 ile ilgili daha detaylı bilgi almak için;
Yorum Yapın
Yorum Yapın
Yorum Yapın